Makro İktisat Vergi

VERGİLEMEDE KAYGAN ZEMİN TEORİSİ VE ENFLASYONLA İLİŞKİSİ

Türkiye’de vergi uyumu, büyük ölçüde beyana dayalı bir sistem üzerine kurulmuştur. Bu sistemin yaklaşık %99’u mükelleflerin beyanına ve devlete duyulan güvene bağlıdır.. Erich Kirchler, Erik Hoelzl ve Ingrid Wahl tarafından 2008 yılında geliştirilen Kaygan Zemin Teorisi (Slippery Slope Framework), vergi idaresinin gücü (power: denetim, ceza, yaptırım kapasitesi) ile güvene dayalı uyum (trust: adalet algısı, şeffaflık, hizmet kalitesi) arasındaki ilişkiyi en iyi açıklayan modellerden biridir.

Teori, bu iki boyutun etkileşimini dört ana bölgeye ayırır:

•  Yüksek güven + düşük güç → En yüksek gönüllü uyum (voluntary compliance).

•  Yüksek güven + yüksek güç → İdeal denge; gönüllü ve zorunlu uyum sinerjisi oluşur.

•  Düşük güven + düşük güç → Kaçakçılık ve kayıtdışı ekonomi en üst seviyededir.

•  Düşük güven + yüksek güç → Sadece korkuyla sağlanan zorunlu uyum; uzun vadede gönüllü uyum erozyona uğrar ve sistem “kaygan zeminde aşağı kayar”.

Ülkemizde uygulanan vergi sistemi, Kaygan Zemin Teorisi’nin çıktılarından oldukça etkilenmiştir. Vergi idaresine duyulan güven azaldığında, idarenin gücü artsa dahi gönüllü uyum kalıcı hasar görür.

Enflasyonun Kaygan Zemini Hızlandırması

Yüksek enflasyon, güven boyutunu en çok aşındıran faktördür. Temel mekanizmalar şöyle sıralanabilir:

1.  Reel kamu hizmeti kaybı → Enflasyonla kamu harcamalarının reel değeri erir; eğitim, sağlık ve altyapı kalitesinde algılanan düşüş → “Vergilerim nereye gidiyor?” algısı güçlenir.

2.  Bracket creep (soğuk ilerleme) → Vergi dilimleri enflasyona göre yetersiz güncellenirse, nominal gelir artışı mükellefleri otomatik olarak daha yüksek dilime taşır → Gizli vergi yükü artışı olarak algılanır.

3.  Enflasyon vergisi (senyoraj) → Para basımı yoluyla elde edilen gelir regresif etki yaratır; düşük gelir gruplarında adaletsizlik hissi artar.

4.  Kaçakçılık teşviki → Negatif reel faiz ortamı → Para resmi sistem dışına çıkar (döviz, altın, kayıtdışı işlemler).

5.  Kısa vadeli sert tedbirler → Bütçe açığı büyür; cezalar artırılır, aflar sıklaşır → “Nasıl olsa affedilir” beklentisi gönüllü uyumu zayıflatır.

2022-2025 arası kronik yüksek enflasyon dönemi, dolaylı vergilerin (KDV, ÖTV) ağırlığı, yetersiz dilim güncellemeleri ve kamu hizmetlerindeki algılanan düşüşle güven erozyonunu belirginleştirmiştir.

Yapay Zeka Destekli Vergi Denetimleri ve Riskler

2025-2026 döneminde devreye giren yapay zekalı  tabanlı sistemler (KURGAN, KAŞİF, VEDAS) denetim gücünü kökten dönüştürmüştür:

•  KURGAN (1 Ekim 2025): E-fatura, e-defter, banka, tapu, SGK verilerini anlık çapraz analiz ederek sahte belge ve riskli mükellefleri tespit eder.

•  KAŞİF (2026 başı): Makine öğrenmesiyle milyonlarca işlemi tarar; anomalileri öğrenerek erken uyarı sağlar.

Bu sistemler kısa vadede vergi kaybını azaltır ve naylon fatura kullanımını baskılar. Ancak Kaygan Zemin Teorisi açısından riskler şunlardır:

•  Aşırı güç algısı → “Devlet her şeyi görüyor ama adil değil” hissi → Güven düşer.

•  Algoritma siyah kutusu → Karar gerekçeleri açıklanmazsa prosedürel adalet zedelenir.

•  Yanlış pozitifler → Masum mükelleflerin haksız incelemeye uğraması → Öfke ve güven kaybı yaratır.

KURGAN ve VEDAS gibi uygulamalar kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli adımlar olsa da, vergiye uyum ve kaygan zemin teorisi gereğince mükellefle devlet arasındaki güveni güçlendirici unsurların dikkate alınması sürdürülebilirliği artıracaktır.

2026 ve Sonrasında Yapılması Gerekenler

Enflasyonun yavaşladığı 2026’dan itibaren güven odaklı dengeyi yeniden kurmak için:

•  Vergi dilimlerinin otomatik enflasyon endekslemesi zorunlu hale getirilmelidir. (bracket creep önlenir). Bununla birlikte vergi tavanı daha adaletli şekilde belirlenebilecektir.

•  Explainable AI (XAI) geçişi yapılmalı; Yapay zeka  kararlarının gerekçeleri mükellefe şeffaf bildirilmelidir.

•  Hibrit model benimsenmeli: AI erken uyarı ve rehberlik için kullanılmalı; yüksek risk vakalarda human-in-the-loop zorunlu tutulmalıdır.

•  Kamu harcamalarının  şeffaflığı artırılmalı; bütçe raporlaması detaylandırılmalı, hizmet kalitesi iyileştirilmelidir.

•  Gönüllü uyum programları yaygınlaştırılmalı: Dijital rehberlik, kolay beyan, etik yapay zeka kullanımı Orta Vadeli Program (2026-2028) hedeflerine entegre edilmeli.

SONUÇ VE YORUM

Etkin bir maliye politikası etkin ve adaletli bir vergi politikasından geçer. Vergi politikasının en kritik işlendiği teorilerden biri de “Kaygan Zemin Teorisi” dir.

Kaygan Zemin Teorisi bize şunu anlatmaya çalışmaktadır :

Vergi uyumu ceza ve güçten ziyade güvenle sağlanır. Enflasyon güveni kemirirken, Yapay zeka  denetimleri gücü zirveye taşır; ancak güveni koruyamazsa kaygan zemin daha hızlı kayar ve bu da devletle vatandaş arasındaki güveni daha fazla zedelemektedir.

Türkiye’de sürdürülebilir vergi uyumu için adaletli vergi uyumu için , devletle vatandaşın güvenini artırmak ve vergiye gönüllü uyumu daha fazla artırmak için  fiyat istikrarı, adil vergi tasarımı ve şeffaf/etik yapay zeka entegrasyonu şarttır.

KAYNAKÇA

•  Kirchler, E., Hoelzl, E., & Wahl, I. (2008). Enforced versus voluntary tax compliance: The “slippery slope” framework. Journal of Economic Psychology, 29(2), 210-225.
https://www.researchgate.net/publication/222697446_Enforced_versus_voluntary_tax_compliance_The_slippery_slope_framework

•  Özmumcu, M. O. (2025). Kaygan Zemin Teorisi ve Türkiye. MuhasebeTR, 12 Şubat 2025.
https://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/muctebaonurhanozmumcu/010

•  KURGAN Sistemi Rehberi (2025). Hazine ve Maliye Bakanlığı.
https://ms.hmb.gov.tr/uploads/sites/17/2025/10/Sahte-Belgeyle-Mucadele-Stratejisi-ve-KURGAN-Rehberi-29542a682ab0a437.pdf

•  KAŞİF Sistemi (2026). Uyumsoft.
https://www.uyumsoft.com/blog/vergi-denetiminde-yapay-zeka-destekli-yeni-takip-ve-analiz-sistemi-kasif

•  Orta Vadeli Program 2026-2028 (Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka).
https://www.zumbul.av.tr/tr/duyurular/orta-vadeli-program-2026-2028-perspektifinden-dijital-donusum-ve-yapay-zeka-teknolojilerine-iliskin

MÜCTEBA ONURHAN ÖZMUMCU

EKONOMİST

Bunlar da hoşunuza gidebilir...