1. Giriş
Doğal afetler, fiziksel sermaye stokunun ani ve asimetrik tahribi, beşeri sermaye erozyonu, tedarik zincirlerinin kırılması ve kamu maliyesinin koşullu yükümlülüklerinin realize olması yoluyla makroekonomik dengeleri eşzamanlı etkileyen dışsal şoklardır.
14-15 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul ve Marmara bölgesinde etkili olan İstanbul sel felaketi, bazı noktalarda metrekareye 242-273 kilogram ulaşan rekor yağışlarla en az üç can kaybı, binlerce tahliye, 1.277 su baskını ve 15 heyelan kaydıyla bu dinamiklerin güncel ve yoğun bir örneğini oluşturmuştur. Olay, yalnızca anlık hasar değil; kentsel yoğunlaşma, sigorta penetrasyon açığı, altyapı yetersizliği ve idari sorumlulukların hukuki çerçevesi bağlamında değerlendirilmelidir.
Türkiye’nin afet profili, depremlerin tarihsel ağırlığı ile iklim değişikliği kaynaklı hidrometeorolojik risklerin (sel, taşkın, kuraklık) artan frekansı ve şiddetinin kesişiminde şekillenmektedir. 2023 Kahramanmaraş depremlerinin doğrudan hasarının 34 milyar doları aşması, sistemik riski ortaya koymuştur.
2. Kavramsal ve Teorik Çerçeve
Doğal afetlerin makroekonomik etkileri üç zaman diliminde ayrışır. Kısa vadede sermaye stoku kaybı, işgücü verimliliği düşüşü ve talep şokları büyüme üzerinde negatif baskı yaratmaktadır. IMF panel analizleri, gelişmekte olan ülkelerde afet yılında çıktı büyümesinin genellikle olumsuz etkilendiğini, gelişmiş ülkelerde ise kamu harcamalarının artışıyla kısmen dengelendiğini göstermektedir.
Orta vadede yeniden inşa harcamaları, Keynesyen çarpan ve “build-back-better” mekanizmaları üzerinden üretkenliği artırabilir; Schumpeterci yaratıcı yıkım hipotezi, eski sermayenin yenilenmesiyle teknolojik yükseltmeyi öngörmektedir. Uzun vadede kalıcı sermaye kaybı veya adaptasyon başarısızlığı, büyüme trendini aşağı kaydırabilir.
Türkiye’ye özgü ARDL ve eşbütünleşme çalışmaları, afet maliyetlerinin kısa vadede negatif, uzun vadede (yatırım ve yeniden inşa kanallarıyla) pozitif korelasyon gösterebildiğini işaret etmektedir.
Dünya Bankası’nın Türkiye için uyarladığı makro-yapısal model, altyapı sermayesinin yıkımının kalan sermayenin marjinal verimliliğini de düşürdüğünü ve refah kaybının doğrusal olmayan biçimde arttığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, idari sorumlulukların (büyükşehir belediyeleri ve su-kanalizasyon idareleri) mali yükü, sigorta ile kamu tazminatı arasındaki ikame ilişkisi ve maliye-para politikası koordinasyonu belirleyicidir. İstanbul sel felaketi, bu teorik kanalların kentsel ölçekte nasıl somutlaştığını göstermektedir.
3. Vergi Politikaları Perspektifi
Vergi politikası, afet risk yönetiminde hem gelir hem teşvik aracı olarak işlev görür. Afet sonrası vergi matrahı erozyonu (işyeri kapanmaları, stok kayıpları, gelir düşüşleri) bütçe gelirlerini doğrudan azaltır. Sigorta primlerinin indirilebilirliği, dayanıklı yapı yatırımlarına yönelik yatırım indirimleri veya amortisman hızlandırmaları, ex-ante risk azaltmayı teşvik edebilir. Kaygan zemin (slippery slope) teorisi bağlamında, afet dönemlerinde vergi uyumunun zayıflaması (ödeme güçlüğü, beyan ertelemeleri) ile idarenin zorlayıcı araçlara başvurması arasında denge kritiktir.
Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) primleri ve potansiyel Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) kapsamında vergi istisnaları veya indirimleri, penetrasyonu artırabilir. Büyükşehir ölçeğinde belediye ve su-kanalizasyon idarelerinin hizmet kusuru kaynaklı tazminat ödemeleri, yerel vergi ve harç gelirleriyle veya merkezi transferlerle finanse edildiğinde vergi yükü dağılımını ve uyumu etkilemektedir.
Uluslararası örneklerde ABD’de afet kayıplarının belirli koşullarda matrahtan düşülmesi, Japonya’da risk bazlı primlendirme ile kamu reasüransı birlikte değerlendirilmektedir. Yüksek enflasyon ve mali disiplin baskısı altında vergi harcamalarının fırsat maliyeti dikkatle tasarlanmalıdır. İstanbul sel felaketi, sigorta açığının (İstanbul’da konut poliçe oranı %17-20 bandı) vergi teşviklerinin yetersizliğiyle nasıl birleştiğini ortaya koymaktadır.
4. Para Politikaları ve Finansal İstikrar
Afetler, merkez bankası bilançosu ve finansal aracılık üzerinden para politikasını etkiler. Yeniden inşa kaynaklı talep artışı, enflasyonist baskı yaratabilir; arz kısıtlarının eşlik ettiği durumlarda bu etki güçlenir. Türkiye’de 2026 itibarıyla dezenflasyon sürecinde olan TCMB’nin, afet şokuna karşı likidite sağlama (hedefli kredi kanalları) ile enflasyon hedefi arasındaki ödünleşmesi kritiktir. Büyükşehir belediyeleri ve su idarelerinin büyük tazminat yükümlülükleri, yerel bankacılık kanallarını ve teminat değerlerini etkileyebilir.
Japonya’da 2011 Tohoku depremi sonrası hızlı reasürans ödemeleri finansal sistemin işlevini korumuştur. ABD NFIP’nin kronik Treasury borcu (yaklaşık 22 milyar dolar), affordability-solvency ikileminin parasal ve mali kanalları birbirine bağladığını gösterir. Türkiye’de DASK’ın kamu reasürans desteği ve potansiyel ZAS, risk transfer kapasitesini artırarak para politikasının dolaylı yükünü hafifletebilir. İstanbul sel felaketi, kısa vadeli likidite ihtiyacı ile orta vadeli enflasyonist risk arasındaki gerilimi somutlaştırmıştır.
5. Maliye Politikaları ve Koşullu Yükümlülükler
Maliye politikası, hem ex-ante (altyapı, erken uyarı, risk azaltma) hem ex-post (yeniden inşa, sosyal transferler) araçları kapsar. Afet sonrası kamu harcamaları çarpan etkisi yaratırken, finansman yöntemi borç sürdürülebilirliğini ve crowding-out riskini belirler. Koşullu yükümlülükler (afet fonları, garanti mekanizmaları, DASK reasüransı) bütçe şeffaflığı açısından raporlanmalıdır.
Dünya örnekleri öğreticidir. Hollanda Delta Programme ve Delta Fund, risk bazlı standartlarla (2050’ye kadar 1/100.000 yıllık ölüm olasılığı) uzun vadeli yatırımı planlar; doğa temelli çözümler maliyet etkinliğini artırır. Japonya’da JER (Japan Earthquake Reinsurance) üzerinden kamu-özel reasürans paylaşımı, büyük olaylarda hızlı ödeme sağlamış ve toplam limitler mali istikrarı korumuştur. Yeni Zelanda’da EQC/NHC (Natural Hazards Commission), özel sigorta poliçesine bağlı otomatik levy ile ilk katman teminatı sunarak yüksek penetrasyon sağlar. ABD NFIP ise affordability-solvency ikilemi nedeniyle kronik borç sorunu yaşar.
Türkiye’de 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahipliği yardımları, 5902 sayılı Kanun ile AFAD’ın koordinasyonu ve 6305 sayılı Kanun’daki DASK, maliye politikasının hukuki dayanağını oluşturur. ZAS’ın yasalaşması, sel ve diğer riskleri kapsayarak kamu koşullu yükümlülüklerini azaltabilir. İstanbul sel felaketi, TSB’nin ilk hasar ihbarları (838 civarı) ve düşük sigortalılık oranıyla ex-post mali yükün boyutunu gözler önüne sermektedir.
6. Hukuki-Ekonomik Kesişim: Büyükşehir Belediyeleri ve Su-Kanalizasyon İdarelerinin Müşterek Sorumluluğu
Anayasa’nın sosyal devlet ilkesi, yaşam hakkı ve idarenin eylem/işlemlerinden doğan zararları tazmin yükümlülüğü (m. 125) temel zemindir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/r maddesi uyarınca su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek ile derelerin ıslahını yapmak büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15/e maddesi ise, müktesep haklar saklı kalmak üzere, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek görevini belediyeye yüklemektedir.
Bu düzenlemeler, tüm büyükşehir belediyeleri ve bağlı su-kanalizasyon idareleri (İSKİ, ASKİ, SASKİ, BUSKİ vb.) için geçerlidir. Danıştay içtihadı ve yerleşik uygulama çerçevesinde, dere yatağındaki yerleşime müsaade eden ve taşan derenin bakımı ile yağmur sularının tahliyesi konusunda ilgili su ve kanalizasyon idaresi ile büyükşehir belediyesi müşterek sorumludur. Sel ve taşkın nedeniyle zarara uğrayan kişiler, olayın koşullarına ve idarenin hizmet kusuruna ilişkin somut tespitlere bağlı olarak maddi zararlarının tazminini talep edebilir. Hak kaybı yaşanmaması için zararların belgelenmesi (fotoğraf, video, ekspertiz raporları) ve hukuki sürecin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Ekonomik açıdan bu müşterek sorumluluk, sigorta açığını kısmen ikame ederken moral hazard yaratabilir: bireyler risk azaltma veya sigorta yaptırma teşvikini azaltabilir. Tazminat yükü yerel yönetim bütçelerine yansıdığında vergi/harç artışı veya merkezi transfer ihtiyacı doğar; bu da maliye politikasının dağılım etkilerini, vergi uyumunu ve koşullu yükümlülüklerin görünürlüğünü etkiler. Büyükşehir ölçeğinde koordinasyon boşlukları, hem hukuki hem mali maliyeti artırır. Hizmet kusurunun ispatı, idari yargıda tam yargı davası yoluyla mümkündür; süreç belgelendirme ve nedensellik bağı gerektirir. İstanbul sel felaketi özelinde bu yapı, sigorta penetrasyonunun artırılması (ZAS) ile kamu tazminat yükünün azaltılması arasında denge kurulmasını zorunlu kılar.
7. Politika Önerileri ve Sonuç
Bütünleşik bir çerçeve şu unsurları içermelidir:
- Zorunlu Afet Sigortası (ZAS)’nın hızla yasalaşması ve otomatik yenileme/abonelik entegrasyonu ile yüksek penetrasyon;
- Vergi teşviklerinin risk azaltmaya yönlendirilmesi (sigorta primi indirimi, dayanıklı yatırım istisnaları) ve vergi harcamalarının şeffaf raporlanması;
- Maliye politikasında koşullu yükümlülüklerin bütçede görünür kılınması ve uzun vadeli fonlama mekanizmaları (Delta Programme benzeri);
• Tüm büyükşehir belediyeleri ile su-kanalizasyon idareleri arasında yetki-sorumluluk sınırlarının netleştirilmesi ve hizmet kusuru ölçütlerinin güçlendirilmesi;
• Altyapı yatırımlarının (drenaj, dere ıslahı, yeşil altyapı) hukuki bağlayıcılıkla desteklenmesi;
• Para politikasının afet kaynaklı likidite ihtiyacı ile dezenflasyon hedefi arasında ödünleşmeyi yönetmesi.
İstanbul sel felaketi, risk yönetimine geçiş söyleminin altyapı, sigorta derinliği, idari sorumluluk netliği ve mali-parasal koordinasyonla desteklenmediğini göstermektedir.
Ekonomik maliyet yalnızca anlık hasar değil, gelecekteki daha şiddetli olaylara karşı yapılmayan yatırımın fırsat maliyetidir.
Hukuki çerçeve (5216, 5393, 7269, 6305 sayılı kanunlar) araçları büyük ölçüde içermektedir; uygulama, belgelendirme kültürü ve uluslararası iyi uygulamaların (Japonya reasürans modeli, Hollanda risk bazlı standartları, Yeni Zelanda otomatik levy) Türkiye koşullarına uyarlanması belirleyici olacaktır. Mali disiplin, vergi uyumu ve finansal istikrar, afet dirençliliğinin ayrılmaz parçalarıdır.
8. Kaynakça
- BBC News. “Two dead in Istanbul after heaviest rainfall in 84 years.” https://www.bbc.co.uk/news/articles/cq398x7j1lrwo
- AP News. “Heavy rain causes flooding in Istanbul and 3 deaths.” https://apnews.com/article/istanbul-turkey-rain-51f3d03c2662b8b5d50098ae6a069a80
- Forbes Türkiye ve ilgili Türk medya raporları (İstanbul sel felaketi bilançosu, 15 Ekim 2026).
- Türkiye Sigorta Birliği (TSB) açıklamaları (hasar ihbarları).
- Sigorta Life. “Türkiye genelinde konutların %58,40’ı DASK güvencesinde.” https://www.sigortalifedergi.com/turkiye-genelinde-konutlarin-5840i-dask-guvencesinde-zirvede-marmara-ve-dogu-anadolu-var
- World Bank. Europe and Central Asia Risk Profiles: Turkey. https://documents.worldbank.org/en/publication/documents-reports/documentdetail/099216203132622578
- World Bank. “World Bank Approves $600 million for Türkiye to Build Resilience Against Floods and Drought.” https://www.worldbank.org/en/news/press-release/2024/06/27/world-bank-approves-600-million-for-turkiye-to-build-resilience-against-floods-and-drought
- IMF Working Paper. “Understanding the Macroeconomic Effects of Natural Disasters.” https://www.imf.org/en/Publications/WP/Issues/2025/02/21/Understanding-the-Macroeconomic-Effects-of-Natural-Disasters-562165
- Japan Ministry of Finance. Outline of Japan’s Earthquake Insurance System. https://www.mof.go.jp/english/policy/financial_system/earthquake_insurance/outline_of_earthquake_insurance.html
- Dutch Delta Programme. Flood Risk Management ve Delta Fund. https://english.deltaprogramma.nl/
- Natural Hazards Commission Toka Tū Ake (eski EQC). New Zealand natural hazards cover. https://www.naturalhazards.govt.nz/
- U.S. Congressional Research Service ve GAO raporları. National Flood Insurance Program. https://www.congress.gov/
- 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu (özellikle 7/r maddesi). https://www.mevzuat.gov.tr
- 5393 sayılı Belediye Kanunu (özellikle 15/e maddesi). https://www.mevzuat.gov.tr
- 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun. https://www.mevzuat.gov.tr
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu. https://www.mevzuat.gov.tr
- 5902 sayılı Kanun ve AFAD Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP). https://www.afad.gov.tr
- SEDDK ve ilgili açıklamalar (Zorunlu Afet Sigortası çalışmaları).
- Danıştay içtihatları ve idare hukuku doktrini (büyükşehir belediyeleri ile su-kanalizasyon idarelerinin müşterek sorumluluğu).
- Hallegatte ve diğerleri, World Bank makro-yapısal model uygulamaları (Türkiye).
Not: Resmi mevzuatlar için mevzuat.gov.tr ve afad.gov.tr esas alınmalıdır.
MÜCTEBA ONURHAN ÖZMUMCU
EKONOMİST

